Geçici vücut hazzı ile damgalanmıştır

Geçici vücut hazzı ile damgalanmıştır

Çünkü zerafet nasıl kadınlığın güzelliği ise,bağlılık ta dehasıdır (Mutlak Peşinde-Balzac)............................. - Nedir bir buse? - Biraz daha yan yana yapılan bir vaittir.Yemindir kanmayana. Bir itirafın candan bir delil bulmasıdır. Sevişmek mastarının gül pembe noktasıdır. Bir sırdır ki söylenir ağza,kulak yerine. Bir arı vızıltısındaki sonsuz bir andır. Çiçek tadında bir kavuşmadır. Kalbe nefes vermektir ve ruhu tatmaktır dudakların ucundan biraz.(Cyrano de Bergerac)

Siyahtı Bahtındaki Boyası

28/12/2008
Kategori: müzik

                    

     Bir acı içimize işledikten sonra bunun sürdürülebilirliğini istemek mantıksız görünebilir;ama sanat  bu dünyada herşeyin bir anlamı olduğunu  ve bu anlamlarla kişisel olarak anlamsızlığa ulaştığımızı her uğraşımızda bize hatırlatır.Herkesin sonsuzluğa  inancında bir şaşmazlık olduğunu kabul edersek  dünyamızın evren içinde sadece ama sadece bir bok olduğuna kanaat getirebiliriz ve mutlu görünmeyi sadece yanılgı olarak değil  daha çok ahlaksızlık olarak tanımlarız.

     Arabeskin içini en güzel müziklerle donatıp  yukarıdaki paragrafın hakkını verenlere gönlümüz gibi sayfalarımızı da açarız.Maziden birilerinin uğradığı yer gözü yaşlıların mekanıdır.Müslüm Baba gerçeğin baş tacıdır.O  “Maziden biri” derken herhangi birinden bahsetmez.O mazidekilerden biri hepimizizdir.Her başkasını yazdığımız kendimiz değil midir zaten?
       Homo sapiens bir hayvanın kemiğinden müzik aleti yapıp ona üflediğinde çıkan ses  mutlaka ki onu duygulandırıyordu.O alet dönüşerek biz de “ney” olduğunda aynı görevi şimdi bu parçada yerine getiriyor. Biz sadece doğadaki sesleri modernize ettik ,bir şekilde birleştirdik.Eskiye yabancı olduk duygular dışında.Müslüm Baba parçanın her köşesine tesir etmiş acının,insanlığın yabancı olmadığı en bilindik duygunun öncülüğünü  üstlenmiştir. Parçanın teması hayatın kahpeliğidir yani asli nüshasıdır. “ Bir yerden tanıyor gibiyim sizi,saçlarınız beyaz değildiler”  girişi ,kapağı yeni açılan bir kitabın ilk cümleleri gibi dökülür birden;müziğe işleyen bir hikaye çift sarmal yapısıyla “ben sadece şarkı değil hayatın ta kendisini söylüyorum sana” der.Parçanın ney ve kemanlı başlangıcı demin bahsettiğim evrimin masallı,sanatlı bulamacını belgeler niteliktedir. Gençlik,sıhhat,mutluluk her bi sevimli yavru bu hayatta orospuya dönecektir ona ihtiyacı olanlar gibi.Yıllar herşeyi çürütür ,ondan kimse kazançlı çıkmaz.Yıkılmaz sandığımız nice insanlar parmak kaldırıp söz istemeye mecbur bırakılır.Müslüm Baba defalarca bu nakaratı tekrarlar.Siyah bahtlar saçlardaki beyazlardır.Siyahın beyaza dönüşümü,beyazın siyaha.Farklı olanın sona doğru aynı olması.Acı her yerde herkeste aynı çünkü.Mermerle kaplı mezarlar ölümün taçlandırılması.Balzac’ın dediği gibi İnsanlık komedyası.Tüm bunlar parçanın adını koyar.İnsan doğar,büyür,ölür derken virgüller arasını çeken bilir.Müslüm baba bunun farkındadır. Çocuğunun önünde başkasından tokat yiyen baba oluruz,De Sica’nın yanında bir de biz bir bisiklet hırsızı oluruz.Hepsi dört buçuk dakikaya sığdı.Söyleyen söyledi,anlayan anladı,ağlayan ağladı.Biz sadece anılarımızla varız daha da ötesinden bahseden oldu mu?
        Hiçliğin esiriyiz,hepimiz ondan geldik ona dönüştürüleceğiz.
        Amin.


MAZİDEN BİRİ
Bir yerden taniyor gibiyim sizi
Saçlariniz beyaz değildiler
Gülen gözleriniz vardı eskiden
Gözleriniz yaşlı degildiler

Gencligim yillara boynunu bukmus
Kader firtinasi yapragin dokmus
Yikilmaz sandigim o insan cokmus
Bahti boyle siyah değildiler

Ne guzel gunlerdi hayat doluydu
Çınlardı kahkaha neşe doluydu
Kimlere aldandin kimlere uydun
İstediğin bunlar değildiler

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »